karinca senfonisi
Gecmis guzelliklerini hatirlatiyor bana bu aralar. Cook cok once, calistigim bir muzik grubundaki "aile" cikti karsima. Sahin ve Nilgun ve kizlari Şilan. Şilan o zamanlar 4 yasindaydi, hatirlamiyor Tolga Abi'sini, ama zamaninda yeterince bir duygusal bag kurmusuz ki, karsilastiktan 10 dakika sonra dizimin dibine yanasmis, elinde fotograf albumu, "Tolga Abi ben bu yastayken mi sen vardin, su resimde sen var miydin?" diye soruyordu. Canim benim, sen ne buyumus, ne kocaman olmussun. Nilgun'un "Şilan hadi bakalim, yatma saatin geldi" demesiyle birbirimize bakistik, hem Şilan ile hem de Nilgun ile. Şilan'a "evet ben de istiyorum ama yatmalisin" dedi gozlerim, o bana "ben seni seviyorum, hatirlamasam da" bakislari atarken. Nilgun'e "ya bu gecelik biraz daha gec yatsa, ben ona gitar calsam, ama olmaz di mi? Haklisin" bakislari gonderirken, ondan "biliyorum, anliyorum, ama boylesi daha iyi" gozleri aliyordum. Bu sirada Sahin baglamasini akord ediyordu.
Yillar sonra, tekrar hosgeldiniz hayatima, iyi ki geldiniz. Ben iyi ki usenmedim de Berfin'i evden cikardim, biraz islandi ama bisi olmaz.
Ayrica, sagolun, mercimek corbasi, ispanak ve salata icin, Sahin, astim olmana ragmen turku soyledigin icin, Nilgun, yillar sonra sarki soylememe orucunu benim hatrima bozdugun icin.
Sagolun...
Yillar sonra, tekrar hosgeldiniz hayatima, iyi ki geldiniz. Ben iyi ki usenmedim de Berfin'i evden cikardim, biraz islandi ama bisi olmaz.
Ayrica, sagolun, mercimek corbasi, ispanak ve salata icin, Sahin, astim olmana ragmen turku soyledigin icin, Nilgun, yillar sonra sarki soylememe orucunu benim hatrima bozdugun icin.
Sagolun...



0 Comments:
Post a Comment
<< Home