Yazmak...
Zor olabilecegini tahmin etmistim ama bu kadar da zor olabilecegini dusunmemistim, tez yazmanin...
Nisan 2'de introduction'a basladim diye yazmisim. O gunden bu yana, teze girdik (introduction),
gelistik (modeling, fabrication), simdi de sonuclanmaya (appliations, conclusion) calisiyoruz. Insanin yaptigi birseyi nasil yaptigini anlatmasi zor, niye yaptigini anlatmasi ise aci verici. Surekli kendini sorguluyorsun, yazarken icindeki diger benlikler bas bas bagiriyor, karsi cikiyorlar, olmaz oyle, ya soyle olsaydi filan diye. Acayip bisi...
Bu da yetmiyor, kis aylarini tisortle geciren bendeniz, 30derece sicakta calisamiyor, sistem hatasi veriyor, nefes alamiyor...
Neyse ki isyerine -ki kendileri okul oluyor ayni zamanda- sortla ve sandaletle gelebiliyorum. Her ne kadar bazi profesorlerin "ben de boyle giyinmek isterdim ama terbiyem musaade etmez", "hayrola, evden aceleyle cikmissin galiba?" gibi abuk yorum ve sorularina, "hocam, tez yapiyorum, isiririm" gibilerinden cevaplar vererek gecistiriyorum.
Kucuk Prens'ten sonra, Darwin odulleri ile ilgili bir kitap okumaya basladim geceleri; komik (!) ve katastrofik olumleri anlatiyor. Dusunun ki ben bunlara gulebiliyorum ve sonrasinda misil misil uyuyabiliyorum. Tez yazmak, insanin duygu durumunda degisiklikler, acikca soyleyelim tahribatlar yaratiyor.
Surekli deadline'larim oteleniyordu, yeni deadline'im "no deadline" olarak belirlendi tarafimdan ve yarin aksam gidip icicem! :)
Guzel sayilabilecek bir sey; okulumuzun havuzu acildi! :)
Nisan 2'de introduction'a basladim diye yazmisim. O gunden bu yana, teze girdik (introduction),
gelistik (modeling, fabrication), simdi de sonuclanmaya (appliations, conclusion) calisiyoruz. Insanin yaptigi birseyi nasil yaptigini anlatmasi zor, niye yaptigini anlatmasi ise aci verici. Surekli kendini sorguluyorsun, yazarken icindeki diger benlikler bas bas bagiriyor, karsi cikiyorlar, olmaz oyle, ya soyle olsaydi filan diye. Acayip bisi...
Bu da yetmiyor, kis aylarini tisortle geciren bendeniz, 30derece sicakta calisamiyor, sistem hatasi veriyor, nefes alamiyor...
Neyse ki isyerine -ki kendileri okul oluyor ayni zamanda- sortla ve sandaletle gelebiliyorum. Her ne kadar bazi profesorlerin "ben de boyle giyinmek isterdim ama terbiyem musaade etmez", "hayrola, evden aceleyle cikmissin galiba?" gibi abuk yorum ve sorularina, "hocam, tez yapiyorum, isiririm" gibilerinden cevaplar vererek gecistiriyorum.
Kucuk Prens'ten sonra, Darwin odulleri ile ilgili bir kitap okumaya basladim geceleri; komik (!) ve katastrofik olumleri anlatiyor. Dusunun ki ben bunlara gulebiliyorum ve sonrasinda misil misil uyuyabiliyorum. Tez yazmak, insanin duygu durumunda degisiklikler, acikca soyleyelim tahribatlar yaratiyor.
Surekli deadline'larim oteleniyordu, yeni deadline'im "no deadline" olarak belirlendi tarafimdan ve yarin aksam gidip icicem! :)
Guzel sayilabilecek bir sey; okulumuzun havuzu acildi! :)

3 Comments:
ben hep bunu yapıyorum, gec keşfediyorum...Doktara belası başında bir insan olarak benim önümde yürüyen birinin blogunu daha önce keşfetmem gerekirdi.Merhaba, kolay gelsin:)
timeconsuming,
Tesekkur ederim, yol yakinken vazgec diyecegim ama o asamalarda bu laf insana kufur gibi gelir, bilirim. Kufur gibi gelmedigi, hakkaten biraksam mi acaba dedigin noktada da zaten sonuna daha yakin oldugun icin vazgec(e)mezsin.
Sana da kolay gelsin... :)
ders donemini bitirdim sayılır, bıraksam mı ki?:)
Post a Comment
<< Home